Gazetecileri YZ değil, baskı ve kriz korkutuyor

PAYLAŞ:

Yapay zekânın haber merkezlerindeki kullanım alanı genişlerken, gazetecilerin işlerini kaybetme endişesi de büyüyor.  Araştırmalara göre, Kuzey Amerika ve Avrupa’da çalışan gazetecilerin büyük kısmı bir gün yapay zekânın işlerini elinden alacağını düşünüyor. Türkiye’deki meslektaşları “şimdilik” onlar kadar endişeli olmasa da yapay zekânın özellikle editörlerin koltuğunu salladığını kabul ediyor. Kimi gazetecilere göre, siyasi baskı ve ekonomik kriz, bizi YZ’den çok daha fazla endişelendirmesi gereken iki başlık. 

Yapay zekâ dil modelleri, haber merkezlerinde araştırmadan çeviriye, başlık üretiminden metin düzenlemeye kadar her geçen gün daha fazla iş için kullanılıyor. Ancak gazetecilerin işini kolaylaştıran bu araçlar, aynı zamanda haber yazma ve düzenleme süreçlerini otomatikleştirme kapasiteleri nedeniyle gazeteciliğin geleceğine ilişkin kaygıları da beraberinde getiriyor. Özellikle yapay zekâ dil modellerinin haber odalarında iyice yer edinmesiyle birlikte gazeteciler, bir gün kendi yaptıkları işin ne kadarının bu sistemler tarafından devralınacağını, daha açık bir ifadeyle, işsiz kalma ihtimallerini tartışıyor. 

İngiltere merkezli basın bülteni dağıtım ve halkla ilişkiler servisi Pressat’ın Mayıs 2025’te yaptığı araştırma da buna dair somut bir veri sunuyor. 

Araştırmaya göre İngiltere’deki gazetecilerin yüzde 70’inden fazlası, yapay zekânın birkaç yıl içinde kendilerini işsiz bırakacağından endişe duyuyor.

Bizzat yapay zekâ araçlarını eğiten gazetecilerin düşünceleri de İngiltere’deki meslektaşlarınınkinden farklı değil.

Elon Musk’ın sahibi olduğu yapay zeka şirketi xAI’da yapay zeka dil modeli eğitmeni olarak çalışan gazeteci Khaleda Khan, 5 Haziran’da Reuters Enstitüsü’ne yaptığı açıklamada şunu söylüyor:

“Orada çalışırken, ‘Acaba yerime geçecek bir şeyin oluşmasına mı yardımcı oluyorum?’ diye düşünüyordum. Bununla rekabet eden bir serbest gazeteci olacağımı bilmiyordum. Bu kadar çabuk olacağını da bilmiyordum.”

Halihazırda Meta’da veri etiketleme analistliği yapan Darius Osborne da “çoğu zaman benim yerime geçecek kişiyi eğittiğimi düşünüyorum” diyor. 

Yapay zeka şirketi tisix.IO’da çalışan gazeteci Bettina Blass ise umudunu çoktan kesmiş durumda.

Basın bültenlerini, polis uyarılarını veya duyuruları otomatik olarak haber makalelerine dönüştüren bir yapay zekâ aracını eğiten Blass, gazetecilerin yapay zekâyla savaşmak yerine farklı kariyerleri düşünmeleri gerektiğine inanıyor.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu’nun (EFJ) sonuçlarını 23 Temmuz’da yayımladığı son araştırması da Avrupalı gazetecilerin aynı kaygılara sahip olduğunu gösteriyor

Journo’nun haberleştirdiği rapora göre, gazeteciler, haber metnini doğrudan kaleme alan veya içerik üreten yapay zekâ araçlarını kendileri için bir tehdit olarak görüyor.

“SİYASİ BASKI VE EKONOMİK KRİZ BENİ DAHA FAZLA ENDİŞELENDİRİYOR”

Peki Türkiye’deki gazeteciler bu konuda ne düşünüyor? Yapay zekâyı her geçen gün daha yetkin hale gelen bir araç olarak mı, yoksa zamanla yerlerini alabilecek bir tehdit olarak mı görüyorlar?

bianet editörü Hikmet Adal, yapay zekâyı gazetecilik çalışmalarında sıkça kullanan bir gazeteci. “Genellikle ön araştırma yaparken veya aradığım veriyi nerede bulabileceğimi sormak amacıyla kullanıyorum,” diyen Adal, yapay zekâ nedeniyle işsiz kalma ihtimaline ilişkin ise “Endişe duymadığımı söylersem yalan söylemiş olurum. Ancak çok da negatif değilim,” diyor.

Adal’a göre yapay zekâ “ajanslardan kolayca haber çekebilir” ancak “bir eylemi takip edemez, mahkemeye gidip duruşma izleyemez; iş kazasında hayatını kaybeden işçilerin aileleriyle, İkizköy’de maden için yapılan kamulaştırmayla yerlerinden edilenlerle, maaşı ay sonunu getirmeye yetmeyen yurttaşlarla, haber yaptığı için gözaltına alınan gazeteciyle konuşamaz.”

Bu nedenle yapay zekayı şimdilik sadece bir kolaylaştırıcı olarak gören Adal, “medya alanındaki kutuplaşma, siyasi baskı ve ekonomik kriz işsiz bırakma konusunda beni yapay zekadan daha çok endişelendiriyor” diye de ekliyor. 

Evrensel Gazetesi’nde internet editörlüğü yapan Merve Tur da yapay zekayı işinde kullanan gazetecilerden biri.

Yapay zekayı çeviri yapmak, ön araştırma sürecinde kaynak taramak ve veri kazımak için kullanan Tur da yapay zekanın şimdilik sadece işleri kolaylaştırdığını söylüyor:

“Yapay zekâ pek çok meslekte olduğu gibi gazetecilikte de bazı görevleri üstlenebilir. Ancak gazetecilik yalnızca teknik bir üretim süreci değil. Aynı zamanda saha performansı, yaratıcılık, tecrübe ve editoryal bakış gerektiren bir meslek. Bu nedenle yapay zekânın gazeteciliği tamamen ikame edeceğini düşünmüyorum.”

Tur, “Gazeteciliğin maruz kaldığı siyasi ve ekonomik baskıların yapay zekadan daha büyük bir tehdit olduğunu düşünüyorum,” diyor. 

4-5 YIL İÇİNDE BUNU DAHA YÜKSEK SESLE TARTIŞABİLİRİZ”

T24 editörü Ceren Bâlâ Teke ise yapay zekâyı işinde sadece görsel üretmek amacıyla kullandığını söylüyor.

Haber yazımında güvenilir ve etik bulmadığını belirten Teke, yapay zekânın aynı zamanda “yaratıcılık ve insan dokunuşundan uzak” olduğunu ifade ediyor. 

Yapay zekânın gazetecilerin işinin sadece bir kısmını yapabileceğini belirten Teke, “yalnızca editörler özelinde değerlendirirsek elbette yapay zekâ kaynaklı işsiz kalma endişesi artabilir, ancak saha gazeteciliğini düşündüğümüzde yapay zekânın gazetecileri işsiz bırakması mümkün değil. Bu, benim için şimdilik somut bir risk değil, ancak 4-5 yıl içinde bunu daha yüksek sesle tartışabiliriz,” diyor.

Nefes Gazetesi editörü Derya Doğan da Teke gibi yapay zekâyı işinde nadiren kullanan gazetecilerden. “Çünkü yapay zekâ insanın yaratıcılığını ve analiz yeteneğini köreltiyor” diyen Doğan’ın yapay zekâ kaynaklı bir işsizlik endişesi ise yok. Bunun nedeni de Doğan için çok açık: 

“Haber kurgusu insan duygularına hitap ederek oluşturuluyor ve yapay zekâ da bu duygulardan uzak, mekanik bir yapıya sahip.”

Gazeteciliğin bir vicdan işi olduğunu söyleyen Doğan, “Habercilik, aynı boyda kusursuz cümlelerden oluşan, duygu barındırmayan, öfke veya vicdan tetiklemeyen mekanik ifadelerle yapılamaz. Durum böyle olunca da ortaya ‘biz bu vicdanı yapay zekâda görebilir miyiz?’ sorusu çıkıyor. Bunun cevabı ise basit: “Mümkün değil.”

YERELDE DURUM FARKLI 

“Yapay zekâyı genellikle angarya işler için kullanıyorum” diyen Gündem Fethiye haber müdürü ve editörü Hülya Çetinkaya ise temkinli.

Gazetecilikte yapay zekâ kaynaklı işsizlik konusunda kısa vadede somut bir risk görmeyen Çetinkaya, uzun vadede ise kısmen bir endişe taşıdığını belirtiyor. 

Bu endişenin bir kısmının editörlük pozisyonu için olduğunu söyleyen Çetinkaya, “Özellikle benim gibi yerelde, hem sahada hem masa başında çalışan gazeteciler için ise durum farklı. Sahadayken çok fazla gözlem yapma ve insanlarla konuşma fırsatımız oluyor. Bu sayede rutin bir haberdeki ipucundan özel bir haber çıkarabiliyoruz. Yapay zekanın bunu yapabileceğini düşünmüyorum” diyor

Yapay zekâ metinlerindeki insan sesinin eksikliğinin fark edildiğini söyleyen Çetinkaya, “sahaya çıkan, soru soran, gözlem yapan, hesap soran gazeteciliğe her dönemde ihtiyaç var” ifadelerini kullanıyor. 

 

YAZAR HAKKINDA:

Gazeteci. Daha önce MLSA’nın internet sansürünü izleyip raporlayan Free Web Turkey projesinin koordinatörlüğünü ve editörlüğünü yaptı. İnternet sansürü, erişim engelleri, bilgiye erişim hakkı, dijital haklar, ifade özgürlüğü gibi alanlarda haber ve raporlar yazıyor. Ulusal ve uluslararası basında bu konularla ilgili birçok haberi yayımlandı.

JOURNO E-BÜLTEN

Great! We’ve received your information.