İzlanda’da özel TV haberciliğinin sonu

PAYLAŞ:

İzlanda’nın en büyük özel medya gruplarından Sýn, 1 Eylül itibarıyla yaklaşık 40 yıllık ekran haberciliği geleneğine son verdiğini açıkladı. Karar, 400 bin nüfuslu ada ülkesini tek bir ulusal TV haber bültenine (kamu yayıncısı RÚV) mahkûm ederken; yüksek basın özgürlüğü oranlarıyla bilinen Kuzey Avrupa’da küçük pazar dinamiklerinin, küresel teknoloji devlerinin ve mülkiyet yoğunlaşmasının haberciliği nasıl bir kırılganlığa sürüklediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

İzlanda denildiğinde akla yüksek refah, güvenlik, toplumsal mutluluk ve bu yazının da konusu olan basın özgürlüğü geliyor. Nitekim basın özgürlüğü konusunda dünyadaki en önemli referanslardan biri kabul edilen Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde bu yıl 82,77 puanla 180 ülke arasında 12’nci sırada yer aldı ülke.

Sınır Tanımayan Gazeteciler’in (RSF) İzlanda değerlendirmesinde ülkenin güçlü yasal güvenceleri, medyaya yönelik yüksek toplumsal güven ve önde gelen ulusal medya kuruluşlarının genel olarak bağımsız çalışması olumlu unsurlar arasında gösteriliyor. Ancak raporda İzlanda’nın küçük ve yoğunlaşmış medya pazarına, medya şirketlerinin yaşadığı finansal zorluklara, küçük reklam pazarında reklam gelirlerinin düşmesine ve kamu yayıncısı RÚV’un baskın konumuna da dikkat çekiliyor.

31 Ağustos günü yaşanan gelişme ise raporda risk unsuru olarak değerlendirilen bazı önemli başlıkların İzlanda basını açısından ne kadar gerçek ve güncel olduğunu maalesef bir kez daha gösterdi. Yaklaşık 40 yıldır ülkenin kamu yayıncısı RÚV ile birlikte televizyon haberciliği yapan  büyük özel medya gruplarından Sýn, televizyon haberlerinin üretim ve yayınına devam etmenin artık ekonomik olarak mümkün olmadığını açıklayarak 1 Eylül itibarıyla televizyon haberciliğine son verdiğini duyurdu. Şirket, haber merkezinin gazetecilik faaliyetlerine dijital haber platformu Vísir ve Bylgjan radyosu üzerinden devam edeceğini belirtti.

Buradaki belki de en önemli detay şu: Sýn’ın televizyon kanalları kapanmadı ve yayın hayatlarına devam ediyor. Sona eren, şirketin yaklaşık 40 yıldır sürdürdüğü televizyon haber servisi ve haber bültenleri oldu. Şirket ayrıca günlük güncel olay programı “Bugün İzlanda” (Ísland í dag) üretim ve yayınını da sonlandırdı.

Yine de televizyon haber bültenlerinin sona ermesi, ada ülkesinde sadece deneyimli gazetecilerin televizyon haberciliğinden kopması anlamına gelmiyor. Bu hamleyle birlikte 400 bin nüfuslu İzlanda’da sadece bir adet ulusal basılı günlük gazete (Morgunblaðið) ve ulusal televizyon haberciliği yapan tek yayıncı olarak kamu yayıncısı RÚV kalmış oldu.

“TELEVİZYON HABERCİLİĞİ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

RSF’nin İzlanda ülke raporunda altı çizilen mülkiyet yoğunlaşması ve finansal kırılganlık tespiti, Sýn grubunun kapatma gerekçesiyle önemli ölçüde örtüşüyor. Şirket yönetimi yaptığı resmi açıklamada, İstatistik Kurumu verilerine atıfta bulunarak İzlanda’daki reklam harcamalarının yarıdan fazlasının yabancı medya ve platformlara gittiğine dikkat çekti. Şirket ayrıca kamu yayıncısı RÚV’un reklam pazarındaki konumunu özel medya açısından önemli bir rekabet unsuru olarak gösteriyor.

Ancak burada dikkat çekici bir detay daha var. Sýn’ın televizyon haberciliğini ekonomik olarak sürdürülemez ilan etmesi, şirketin medya gelirlerinin düştüğü bir döneme denk gelmedi. Karardan yalnızca günler önce açıklanan ikinci çeyrek sonuçlarına göre şirketin medya gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,3, reklam satışları ise yüzde 9,1 arttı. Aynı dönemde şirketin toplam gelirleri yüzde 2,8 yükselirken işletme giderleri yüzde 2,3 azaldı. Dolayısıyla yaşananları yalnızca Sýn’ın medya gelirlerinin düşmesi üzerinden açıklamak mümkün değil. Şirketin savunduğu nokta, televizyon haber operasyonunun kendisinin uzun süredir ekonomik olarak sürdürülebilir olmadığı.

Eleştirilerin odağındaki Sýn cephesi ise alınan radikal kararın habercilikten tamamen çekilmek anlamına gelmediğini, değişen medya tüketim alışkanlıklarına ve küreselleşen pazar gerçeklerine uyum sağlama hamlesi olduğunu savunuyor.

Kararın açıklandığı gün kamuoyuna değerlendirmelerde bulunan İcra Kurulu Başkanı Herdís Dröfn Fjeldsted, alınan kararın ağırlığını kabul ederek arkasındaki ticari zorunluluğu şu sözlerle dile getirdi:

“Bunun hiç de kolay bir karar olmadığını kabul ediyorum. Ancak bu karar ne yazık ki kaçınılmazdı.”

Fjeldsted, geleneksel yayıncılığın maliyet yüküne dikkat çekerken, izleyicilerin haber tüketim alışkanlıklarının değiştiğini, televizyon izlenmelerinin yıllar içerisinde gerilediğini ve reklam gelirlerinin giderek yabancı teknoloji devlerine kaydığını vurguladı. Şirket yönetimi, bundan sonra tüm kaynakların dijital haber platformu Vísir ve Bylgjan radyosundaki haber faaliyetlerine yönlendirileceğini ve bu mecraların güçlendirileceğini belirtiyor.

“HABERDEN ANLAMAYAN YÖNETİCİLER”

İzlanda Gazeteciler Birliği () ile İskandinav ülkelerindeki gazeteci sendikalarını tek bir bölgesel çatı altında buluşturan İskandinav Gazeteciler Federasyonu (Nordisk Journalistforbund – NJF), yaşanan krizin ardından ortak ve kararlı bir ses çıkararak ülke haberciliğinin geleceğine dair derin endişelerini dile getirdi.

Açıklamalarda son derece sert bir ton öne çıkarken, Başkanı Sigríður Dögg Auðunsdóttir, MBL’e verdiği demeçte karara duyduğu tepkiyi doğrudan şu sözlerle ifade etti:

“Bu büyük bir hayal kırıklığı. Stöð 2 ve Sýn’ın televizyon haberciliği tarihinin sona erdiğini duymak berbat bir şey.”

İzlanda Gazeteciler Birliği () Başkanı Sigríður Dögg Auðunsdóttir: “Bunlar sadece haberden, habercilikten anlamayan insanlar. Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum.”

Auðunsdóttir, haber merkezini kapatma kararı alan şirket yönetimini ise mesleğin mantığını kavramamakla suçlayarak açıkça eleştirdi.

İzlanda haber kuruluşu MBL’in haberinde yer alan detaylara göre Auðunsdóttir, Sýn grubunun daha önce hafta sonu haber bültenlerini iptal etmesiyle krizin sinyallerini verdiğini ve yönetimin halk nezdindeki imajını tamamen göz ardı ettiğini söyledi. Televizyon haberlerinin her gün 50 bin kişiye doğrudan ulaştığını hatırlatan Başkanı, halkın kuruma duyduğu güven ve sadakatin bilançolardaki kron hesabı ile ölçülemeyeceğini vurguladı.

“NİTELİKLİ HABER ÜCRETSİZ OLMAZ”

Auðunsdóttir ayrıca MBL’e yaptığı değerlendirmede kamuoyunun haber alma kaynaklarına dair dikkat çekici verilere değindi. Yakın dönemde yapılan Gallup araştırmasına atıfta bulunan Başkan, halkın büyük çoğunluğunun kararlarını medya üzerinden aldığı bilgilere dayanarak verdiğini hatırlattı. Ayrıca kamu yayıncısı RÚV’un ticari reklam pazarından çekilmesi gerektiğini kabul etmekle birlikte, asıl büyük tehdidin reklam gelirlerini İzlanda dışına taşıyan uluslararası teknoloji şirketleri olduğunu söyledi. İskandinav ülkelerine kıyasla İzlandalıların dijital haber aboneliğine para ödeme alışkanlığının daha düşük olduğuna işaret eden Auðunsdóttir, “Nitelikli haber ücretsiz değildir” uyarısını yineledi.

Krizin hemen ardından yayımlanan kararda BÍ Yönetim Kurulu, ekranların kararmasının toplumsal sonuçlarına işaret ederek şu uyarıda bulundu:

“Bunun sonucunda daha az haber üretilecek, haberlerdeki çeşitlilik azalacak ve halkın habere ulaşabileceği yollar azalacaktır. Çoğulcu, güçlü ve bağımsız editoryal medya demokrasinin temel direklerinden biridir.”

Bölgesel çatı örgütü İskandinav Gazeteciler Federasyonu (NJF) Yönetim Kurulu tarafından yayımlanan resmi bildiride ise krizin bölgesel boyutuna vurgu yapılarak doğrudan siyasi otoritelere ve sermaye sahiplerine çağrıda bulunuldu:

“Basın özgürlüğü, İskandinav ülkelerinde bile kendiliğinden var olan ve garanti kabul edilebilecek bir şey değildir. Haber merkezlerinin araştırma yapmak, haber vermek, iktidarı denetlemek ve kamuoyuna güvenilir bilgi sunmak için yeterli kaynaklara ihtiyacı vardır. İzlanda hükümetini, siyasi liderleri, medya sahiplerini, iş dünyasını ve diğer paydaşları bağımsız gazeteciliği korumak için harekete geçmeye çağırıyoruz.”

Sendikalara göre alternatif bir TV haber servisinin kalmaması, çok sesliliğe verdiği zararın yanında kamu denetimi ve demokrasinin işleyişi açısından da ciddi bir risk taşıyor.

İzlanda Gazeteciler Birliği’nin 600’den fazla üyesi bulunuyor. Ancak bu rakam İzlanda’da aktif olarak çalışan gazetecilerin toplam sayısı anlamına gelmiyor; birliğin üyeleri arasında gazetecilerin yanı sıra fotoğrafçılar, serbest çalışanlar ve iletişim alanında çalışan üyeler de var. Bu nedenle ülkede fiilen gazetecilik yapanların sayısına ilişkin güncel ve kesin bir toplam vermek mümkün değil.

Sýn vakasında, 10’dan fazla çalışan işten çıkarıldı. Şirket yönetimi yapılan değişikliklerin yaklaşık 10 tam zamanlı pozisyona denk geldiğini açıkladı. İzlanda gibi küçük bir medya pazarında tek bir kararla bu büyüklükte bir istihdam kaybının yaşanması, televizyon haberciliği açısından azımsanmayacak bir daralma anlamına geliyor.

Gelinen noktada İzlanda örneği, küçük pazar dinamiklerine sahip ülkelerde bağımsız ve çoğulcu yayıncılığı sürdürmenin ne denli kırılgan olduğunu somutlaştırıyor. Kamu desteğinin sınırları, küresel platformların reklam pazarındaki hegemonyası ve özel sektörün kârlılık odaklı kararları bir araya geldiğinde, Sýn örneğinde feda edilen ilk alanlardan biri televizyon haberciliği oldu. Sýn’ın kararı sadece bir haber bülteninin sona ermesi değil; basın özgürlüğünün yalnızca yasal haklarla değil, sürdürülebilir ekonomik ekosistemlerle de korunabileceğinin bir hatırlatıcısı niteliğinde.

YAZAR HAKKINDA:

2018 yılından itibaren Türkiye’de podcast formatının yayılımı ve tanınması adına çalışmalar yapıyor. 2020’de Türkiye’nin ilk podcast ajansı ve yayın ağı olan Podfresh’in kurucu ortakları arasında yer aldı. Bu dönemde Podfresh; Gazeteciler Sendikası ile toplu iş sözleşmesi imzalayan Avrupa’daki ilk podcast ajansı oldu, Türkiye’nin ilk Podcast Eğitim Akademisi’ni kurdu ve PowerFM grubu ile Türkiye’nin ilk Podcast Ödülleri’ni vermeye başladı. Uraz Kaspar, ABD ve Türkiye’de podcast ekosistemi için üretimlerine ve prodüksiyon çalışmalarına devam ediyor. 2020 yılından itibaren Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü’nde çalışıyor. Kültür.Sanat.Yönetim kitabının ortak yazarları arasında olan Kaspar, Uluslarararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ) ve Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye Komite Üyesi.

JOURNO E-BÜLTEN

Great! We’ve received your information.