
Gazeteci Başlangıç ve Yıldırım’ın pasaportlarına havaalanında el konuldu
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ayşe Yıldırım ile Gazeteci-Yazar Celal Başlangıç’ın pasaportlarına Atatürk Havalimanı’nda el konuldu, yurt dışına çıkışları engellendi.

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ayşe Yıldırım ile Gazeteci-Yazar Celal Başlangıç’ın pasaportlarına Atatürk Havalimanı’nda el konuldu, yurt dışına çıkışları engellendi.

4 Ekim 2016, Türkiye basın tarihine kara bir gün olarak geçti. Ekranı karartılan İMC TV ve Hayatın Sesi TV çalışanlarına kulak vererek tanıklıklarına başvurduk. Hamza Aktan, 2012 yılından beri İMC

OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmasına karar verilen Hayatın Sesi Televizyonu’na ve İMC TV’ye polis ve maliye ekiplerince baskın düzenlendi. Polis, Hayatın Sesi Televizyonu rejisini mühürledi. İMC TV binasına

Son üç dört yüz yılda, insanlık tarihi boyunca benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaşandı ve insanlar, yakın çevreleri dışındaki dünyadan haberler almaya başladılar. Bugün geldiğimiz nokta ise malumunuz. Basılı gazetenin miadını

Türkiye’de basın sektöründeki sıkıntılar, hiç şüphesiz genç gazeteciler ile gazeteci adaylarını doğrudan etkiliyor. Peki iletişim fakültesi mezunu gençler okuldan sonra ne yapıyor? Akademisyenler medya sektöründeki sorunlar hakkında ne düşünüyor? Fakülte dersleri pratikte

Yeni çıkanlar arasında çarpıcı bir kitap yakaladım; ‘Organik Bozukluk: 21. Yüzyılda Tembellik Hakkı’ adlı bu çalışma, Şenay Aydemir imzasıyla Can Yayınları’ndan çıktı. Beş, hele on yıl önce olsa; “Gazetecilerin mutlaka

Türkiye’de son yıllarda özellikle çocuk istismarı haberlerinden sonra bir takım çevrelerin refleksleri yaşanan bu olaylara karşı çıkmak yerine olayın haber yapılmasına karşı çıkmak oluyor. Örneğin Karaman’da, Ensar Vakfı’na bağlı yurtlarda

“Kadın denildiğinde hep cinsellik ön planda! Her tecavüz olayının ardından ortalığı ayağa kaldırıyoruz. Tecavüzcüleri yerden yere vuruyoruz: – Hayvan bunlar, insan değil… İyi güzel de yaşadığımız bu toplumsal sıkıntının altında

“Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek insanlığın çok eski bir alışkanlığıdır” Felaketler coğrafyasında yaşıyorsanız, bazı cümleler sizi hep takip eder. Portekizli Yazar Jose Saramago’nun Körlük adlı romanında geçen, yukarıdaki cümle

Çatışma bölgelerinde haber takibi yapan muhabirler tanık oldukları felaketler karşısında travma yaşıyor mu? Yaşadıklarını haberleştirirken ne gibi duygularla baş etmek zorunda kalıyorlar ve daha önemlisi çalıştıkları kurumlar muhabirlerine ne kadar

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ayşe Yıldırım ile Gazeteci-Yazar Celal Başlangıç’ın pasaportlarına Atatürk Havalimanı’nda el konuldu, yurt dışına çıkışları engellendi.

4 Ekim 2016, Türkiye basın tarihine kara bir gün olarak geçti. Ekranı karartılan İMC TV ve Hayatın Sesi TV çalışanlarına kulak vererek tanıklıklarına başvurduk. Hamza Aktan, 2012 yılından beri İMC

OHAL kapsamında çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmasına karar verilen Hayatın Sesi Televizyonu’na ve İMC TV’ye polis ve maliye ekiplerince baskın düzenlendi. Polis, Hayatın Sesi Televizyonu rejisini mühürledi. İMC TV binasına

Son üç dört yüz yılda, insanlık tarihi boyunca benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaşandı ve insanlar, yakın çevreleri dışındaki dünyadan haberler almaya başladılar. Bugün geldiğimiz nokta ise malumunuz. Basılı gazetenin miadını

Türkiye’de basın sektöründeki sıkıntılar, hiç şüphesiz genç gazeteciler ile gazeteci adaylarını doğrudan etkiliyor. Peki iletişim fakültesi mezunu gençler okuldan sonra ne yapıyor? Akademisyenler medya sektöründeki sorunlar hakkında ne düşünüyor? Fakülte dersleri pratikte

Yeni çıkanlar arasında çarpıcı bir kitap yakaladım; ‘Organik Bozukluk: 21. Yüzyılda Tembellik Hakkı’ adlı bu çalışma, Şenay Aydemir imzasıyla Can Yayınları’ndan çıktı. Beş, hele on yıl önce olsa; “Gazetecilerin mutlaka

Türkiye’de son yıllarda özellikle çocuk istismarı haberlerinden sonra bir takım çevrelerin refleksleri yaşanan bu olaylara karşı çıkmak yerine olayın haber yapılmasına karşı çıkmak oluyor. Örneğin Karaman’da, Ensar Vakfı’na bağlı yurtlarda

“Kadın denildiğinde hep cinsellik ön planda! Her tecavüz olayının ardından ortalığı ayağa kaldırıyoruz. Tecavüzcüleri yerden yere vuruyoruz: – Hayvan bunlar, insan değil… İyi güzel de yaşadığımız bu toplumsal sıkıntının altında

“Ölülerin yanından onları görmeden geçip gitmek insanlığın çok eski bir alışkanlığıdır” Felaketler coğrafyasında yaşıyorsanız, bazı cümleler sizi hep takip eder. Portekizli Yazar Jose Saramago’nun Körlük adlı romanında geçen, yukarıdaki cümle

Çatışma bölgelerinde haber takibi yapan muhabirler tanık oldukları felaketler karşısında travma yaşıyor mu? Yaşadıklarını haberleştirirken ne gibi duygularla baş etmek zorunda kalıyorlar ve daha önemlisi çalıştıkları kurumlar muhabirlerine ne kadar





