
Türkiye’nin medya krizi: Eylül-Ekim 2016
15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sürüyor. 2016 Eylül-Ekim döneminde yaşanan medya özgürlüğü ihlâlleri Journo’nun zaman akışında.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sürüyor. 2016 Eylül-Ekim döneminde yaşanan medya özgürlüğü ihlâlleri Journo’nun zaman akışında.

Cumhuriyet’in emektar yazarlarından Aydın Engin, gazeteye yönelik operasyon kapsamında evinde gözaltına alındı. Engin’e “Neden gözaltına alındınız?” sorusu yöneltildi. Aydın Engin’in cevabı Türkiye’deki durumu anlatmaya yetiyordu: “Cumhuriyet’te çalışıyorum, gözaltına alınmak için yetmez mi?” Basın

Özellikle reklam geliri düşük olan gazeteler için hayati önemde olan resmi ilânlara yeni düzenleme getirildi. Gazeteler TMK’dan yargılanan personelini işten çıkarmazsa resmi ilân alamayacak. Sendika yeni yönetmeliğe tepki gösteriyor.

Mecidiyeköy’ün harbiden dutluk olduğu zamanlarda, bir mahallede büyüdüm (Hani şu ‘mahalle baskısı’ kavramına konu olan mahallelerden birinde). 60’lı ve 70’li yıllardan söz ediyorum. Câhil ve yobazlar o zamanlar da vardı.

Devletlerin kontrolündeki gizli belgeleri yayınlamasıyla ünlenen Wikileaks, geçtiğimiz günlerde AK Parti’nin resmi mail hesaplarını içeren ve ‘AKP emails’ ismini verdiği yüzlerce gigabaytlık bir sızıntı yapacağını duyurdu ve gerçekten de 300 bin e-posta içeren bir sızıntı gerçekleşti. Ancak iktidar

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve takip eden günlerde yaşananlar Poltio‘da kullanıcılar tarafından oya sunuldu ve sorulara verilen yanıtlarla sosyal medyadaki eğilimler ortaya çıktı. Sonuçlara göre kullanıcıların yüzde 90’ı darbeye karşı, kamuoyunun neredeyse tamamı er ve

“Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun eksiktir, yarımdır.” Recep Tayyip Erdoğan Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) yeni hizmet binasının açılış töreninde konuşan

İnternette ‘Pelikan Dosyası’ adıyla imzasız şekilde yayınlanan bir metnin ardından ülkenin seçilmiş başbakanı görevden çekilmek zorunda kaldığını açıkladı malum. Sinemaseverler hemen hatırladılar ki, unutulmaz bir siyaset ve gazetecilik savaşını konu

Çomar kelimesinin timeline’ınızdan hiç eksik olmadığını fark ettiniz mi? Fark etmediyseniz şimdi edin. Niyetim ‘analiz kasmak’ değil ama biraz da olsa bunun derinine inmek sanki herkese iyi gelecek.

Malum, alışkanlığımız oldu. Günlük hayatımızda da, sosyal ağlarda da uyuşamadığımız, görüşlerini ‘aşırı’ bulduğumuz herkese troll diyoruz. Peki kim bu troller, ne yer, ne içerler?

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL sürüyor. 2016 Eylül-Ekim döneminde yaşanan medya özgürlüğü ihlâlleri Journo’nun zaman akışında.

Cumhuriyet’in emektar yazarlarından Aydın Engin, gazeteye yönelik operasyon kapsamında evinde gözaltına alındı. Engin’e “Neden gözaltına alındınız?” sorusu yöneltildi. Aydın Engin’in cevabı Türkiye’deki durumu anlatmaya yetiyordu: “Cumhuriyet’te çalışıyorum, gözaltına alınmak için yetmez mi?” Basın

Özellikle reklam geliri düşük olan gazeteler için hayati önemde olan resmi ilânlara yeni düzenleme getirildi. Gazeteler TMK’dan yargılanan personelini işten çıkarmazsa resmi ilân alamayacak. Sendika yeni yönetmeliğe tepki gösteriyor.

Mecidiyeköy’ün harbiden dutluk olduğu zamanlarda, bir mahallede büyüdüm (Hani şu ‘mahalle baskısı’ kavramına konu olan mahallelerden birinde). 60’lı ve 70’li yıllardan söz ediyorum. Câhil ve yobazlar o zamanlar da vardı.

Devletlerin kontrolündeki gizli belgeleri yayınlamasıyla ünlenen Wikileaks, geçtiğimiz günlerde AK Parti’nin resmi mail hesaplarını içeren ve ‘AKP emails’ ismini verdiği yüzlerce gigabaytlık bir sızıntı yapacağını duyurdu ve gerçekten de 300 bin e-posta içeren bir sızıntı gerçekleşti. Ancak iktidar

15 Temmuz darbe girişimi gecesi ve takip eden günlerde yaşananlar Poltio‘da kullanıcılar tarafından oya sunuldu ve sorulara verilen yanıtlarla sosyal medyadaki eğilimler ortaya çıktı. Sonuçlara göre kullanıcıların yüzde 90’ı darbeye karşı, kamuoyunun neredeyse tamamı er ve

“Anneliği reddeden, evini çekip çevirmekten vazgeçen bir kadın, iş dünyasında istediği kadar başarılı olsun eksiktir, yarımdır.” Recep Tayyip Erdoğan Kadın ve Demokrasi Derneği’nin (KADEM) yeni hizmet binasının açılış töreninde konuşan

İnternette ‘Pelikan Dosyası’ adıyla imzasız şekilde yayınlanan bir metnin ardından ülkenin seçilmiş başbakanı görevden çekilmek zorunda kaldığını açıkladı malum. Sinemaseverler hemen hatırladılar ki, unutulmaz bir siyaset ve gazetecilik savaşını konu

Çomar kelimesinin timeline’ınızdan hiç eksik olmadığını fark ettiniz mi? Fark etmediyseniz şimdi edin. Niyetim ‘analiz kasmak’ değil ama biraz da olsa bunun derinine inmek sanki herkese iyi gelecek.

Malum, alışkanlığımız oldu. Günlük hayatımızda da, sosyal ağlarda da uyuşamadığımız, görüşlerini ‘aşırı’ bulduğumuz herkese troll diyoruz. Peki kim bu troller, ne yer, ne içerler?





