
Amsterdam’da yürümek
Amsterdam sokaklarında yürüyorum, bir yanımdan çalışkan bir arı sürüsü gibi vızır vızır işleyen bisikletler geçerken öte yanda malum kesif koku yakıyor genzimi. Müzik yapan çalgıcılara birkaç euro atıyorum. Yenmeden dönülmesi

Amsterdam sokaklarında yürüyorum, bir yanımdan çalışkan bir arı sürüsü gibi vızır vızır işleyen bisikletler geçerken öte yanda malum kesif koku yakıyor genzimi. Müzik yapan çalgıcılara birkaç euro atıyorum. Yenmeden dönülmesi

Hint okyanusunun ortasında, büyüleyici doğal güzelliklere sahip, tropik bir ada ülkesi Sri Lanka. Kafayı sıfırlamak, her şeyden uzaklaşmak için nefis bir alternatif.

Bol güneşli ve sıcak bir hava, bereketli topraktan fışkıran yüzlerce çeşit ot, sokaklarda buram buram kekik ve fesleğen kokusu… Heredot’un “en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurulan” yer

Balkan ülkeleri ile Türkiye’den gelen bir grup gazeteciyle, Avrupa Gazetecilik Merkezi (EJC) tarafından düzenlenen bir seminer için Bratislava’daydık.

Uzun süre bilinen dünyanın sonu olarak kalan bu toprakların adına kimisi Fas, kimisi Morocco, sahipleriyse Memleket el Magrib demiş, yani “Batı’daki Krallık”. İsmi konusunda olmasa da güzelliği hakkında herkes hemfikir.

Amsterdam sokaklarında yürüyorum, bir yanımdan çalışkan bir arı sürüsü gibi vızır vızır işleyen bisikletler geçerken öte yanda malum kesif koku yakıyor genzimi. Müzik yapan çalgıcılara birkaç euro atıyorum. Yenmeden dönülmesi

Hint okyanusunun ortasında, büyüleyici doğal güzelliklere sahip, tropik bir ada ülkesi Sri Lanka. Kafayı sıfırlamak, her şeyden uzaklaşmak için nefis bir alternatif.

Bol güneşli ve sıcak bir hava, bereketli topraktan fışkıran yüzlerce çeşit ot, sokaklarda buram buram kekik ve fesleğen kokusu… Heredot’un “en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurulan” yer

Balkan ülkeleri ile Türkiye’den gelen bir grup gazeteciyle, Avrupa Gazetecilik Merkezi (EJC) tarafından düzenlenen bir seminer için Bratislava’daydık.

Uzun süre bilinen dünyanın sonu olarak kalan bu toprakların adına kimisi Fas, kimisi Morocco, sahipleriyse Memleket el Magrib demiş, yani “Batı’daki Krallık”. İsmi konusunda olmasa da güzelliği hakkında herkes hemfikir.





