
Evlilik aşkı neden öldürüyor?
Evlilik aşkı öldürür mü? Çok klişe bir soru değil mi? Peki size evliliğin değil, bizim aşkı öldürdüğümüzü söylesem… Bu sorunun cevabı için öncelikle ‘evlilik’ dediğimiz evrimsel temelli müessesenin insanlar açısından

Evlilik aşkı öldürür mü? Çok klişe bir soru değil mi? Peki size evliliğin değil, bizim aşkı öldürdüğümüzü söylesem… Bu sorunun cevabı için öncelikle ‘evlilik’ dediğimiz evrimsel temelli müessesenin insanlar açısından

Fidel Castro 90 yaşında öldü. Dünyanın bir yarısı onu büyük bir devrimci olarak görürken, diğer yarısı ‘diktatör’ dedi. İletişim ve medya konularında çok sayıda kitabı bulunan ve küreselleşme karşıtı ATTAC

Nobel’in en önem atfedilen, herkesin merak ettiği edebiyat ödülünü bu sene müzisyen ve şair Bob Dylan aldı. Nobel komitesinin aldığı karar neredeyse herkese sürpriz oldu ve edebiyatla ilgilensin ilgilenmesin, herkesi

Mecidiyeköy’ün harbiden dutluk olduğu zamanlarda, bir mahallede büyüdüm (Hani şu ‘mahalle baskısı’ kavramına konu olan mahallelerden birinde). 60’lı ve 70’li yıllardan söz ediyorum. Câhil ve yobazlar o zamanlar da vardı.

Bir paragrafta ne kadar fazla ‘genç’ kelimesi kullanılabilirse o kadar kullanılmış haberler okuyorum. Bu haberlere göre, oyuncu Şebnem Bozoklu bardan iki erkekle çıkmış. Sonra ‘alkolün de etkisiyle’ samimiyet ilerlemiş ve

Silahlı polislerin geçen hafta Nice’te burkinili bir kadının başına dikilip, üstündeki burkiniyi çıkarttırmaya çalışması ciddi bir skandal olmuştu. Birkaç gün bile geçmeden, geçen cumartesi akşamı internete bir video düştü. Paris’te,

Devrimci Che’nin, başında yıldızlı beresi olduğu haliyle çekilmiş olan sembol fotoğrafını bilmeyen, görmeyen yoktur. Tarihin ve popüler kültürün en güçlü ve simgesel imajlarından biri olan o portre, sosyal medyanın da en

Aslı Erdoğan’la on küsur yıl önce tanışmıştım. O zamanlar çıkan bir edebiyat dergisine yapacağım bir röportaj nedeniyle. Hareketli günler yaşıyordu. “Kırmızı Pelerinli Kent” romanı Norveççeye çevrilmişti. Hem de ‘Marg’ serisinden (Not:

Şu son günlerin olaylarına bir bakın… Gaziantep, yine IŞİD, yine canlı bomba, bir kına gecesinde parçalanarak can veren masum insanlar… Bombalanan Halep’te yıkıntılar arasından çıkartılıp ambulansa koyulan 5 yaşındaki çocuğun

“Kadın denildiğinde hep cinsellik ön planda! Her tecavüz olayının ardından ortalığı ayağa kaldırıyoruz. Tecavüzcüleri yerden yere vuruyoruz: – Hayvan bunlar, insan değil… İyi güzel de yaşadığımız bu toplumsal sıkıntının altında

Evlilik aşkı öldürür mü? Çok klişe bir soru değil mi? Peki size evliliğin değil, bizim aşkı öldürdüğümüzü söylesem… Bu sorunun cevabı için öncelikle ‘evlilik’ dediğimiz evrimsel temelli müessesenin insanlar açısından

Fidel Castro 90 yaşında öldü. Dünyanın bir yarısı onu büyük bir devrimci olarak görürken, diğer yarısı ‘diktatör’ dedi. İletişim ve medya konularında çok sayıda kitabı bulunan ve küreselleşme karşıtı ATTAC

Nobel’in en önem atfedilen, herkesin merak ettiği edebiyat ödülünü bu sene müzisyen ve şair Bob Dylan aldı. Nobel komitesinin aldığı karar neredeyse herkese sürpriz oldu ve edebiyatla ilgilensin ilgilenmesin, herkesi

Mecidiyeköy’ün harbiden dutluk olduğu zamanlarda, bir mahallede büyüdüm (Hani şu ‘mahalle baskısı’ kavramına konu olan mahallelerden birinde). 60’lı ve 70’li yıllardan söz ediyorum. Câhil ve yobazlar o zamanlar da vardı.

Bir paragrafta ne kadar fazla ‘genç’ kelimesi kullanılabilirse o kadar kullanılmış haberler okuyorum. Bu haberlere göre, oyuncu Şebnem Bozoklu bardan iki erkekle çıkmış. Sonra ‘alkolün de etkisiyle’ samimiyet ilerlemiş ve

Silahlı polislerin geçen hafta Nice’te burkinili bir kadının başına dikilip, üstündeki burkiniyi çıkarttırmaya çalışması ciddi bir skandal olmuştu. Birkaç gün bile geçmeden, geçen cumartesi akşamı internete bir video düştü. Paris’te,

Devrimci Che’nin, başında yıldızlı beresi olduğu haliyle çekilmiş olan sembol fotoğrafını bilmeyen, görmeyen yoktur. Tarihin ve popüler kültürün en güçlü ve simgesel imajlarından biri olan o portre, sosyal medyanın da en

Aslı Erdoğan’la on küsur yıl önce tanışmıştım. O zamanlar çıkan bir edebiyat dergisine yapacağım bir röportaj nedeniyle. Hareketli günler yaşıyordu. “Kırmızı Pelerinli Kent” romanı Norveççeye çevrilmişti. Hem de ‘Marg’ serisinden (Not:

Şu son günlerin olaylarına bir bakın… Gaziantep, yine IŞİD, yine canlı bomba, bir kına gecesinde parçalanarak can veren masum insanlar… Bombalanan Halep’te yıkıntılar arasından çıkartılıp ambulansa koyulan 5 yaşındaki çocuğun

“Kadın denildiğinde hep cinsellik ön planda! Her tecavüz olayının ardından ortalığı ayağa kaldırıyoruz. Tecavüzcüleri yerden yere vuruyoruz: – Hayvan bunlar, insan değil… İyi güzel de yaşadığımız bu toplumsal sıkıntının altında





