Türkiye Gazeteciler Sendikası, Kocaeli’de 97 gazetecinin katılımıyla anket çalışması yaptı. Sonuç; gazetecilerin yüzde 61’i asgari ücret hatta altında maaş alıyor, yüzde 65’i haftalık yasal sınır olan 48 saatten fazla çalışıyor ancak mesai ücreti yok, her 3 kişiden 1’i her an işten çıkarılma kaygısı içinde. Gazetecilerin yüzde 30’u ise yıllık izinlerini ya hiç kullanamıyor ya da kısmi olarak kullanabiliyor.
Kocaeli, yerel basının en canlı olduğu illerin ilk sıralarında yer alıyor. Ancak bu dinamizm, ekonomik ve sosyal açıdan medya çalışanlarının refahına yansımıyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Kocaeli Temsilciliği’nin Kocaeli’nde çalışan gazetecilerin ekonomik ve sosyal sorunlarını bilimsel verilerle ortaya koymak ve çözüm noktasında çalışma yapmak amacıyla yaptığı anket çalışması, yerel basın çalışanlarının çoklu bir kriz içinde hayatta kalma mücadelesi verdiğini ortaya koydu.
TGS’nin anket çalışmasına, Kocaeli’nde aktif olarak çalışan yaklaşık 200 gazeteciden 97’si katıldı. Çalışma her ne kadar Kocaeli yerelinde yapılmış olsa da, tüm yerel hatta ulusal basın çalışanlarının hangi koşullar altında çalıştığını da gösteriyor.
Anket; demografik yapı ve eğitim durumu, gelir düzeyi ve ekonomik yaşam, çalışma koşulları ve haklar, mesleki memnuniyet ve gelecek kaygısı başlıkları altında yapıldı. Ortaya çıkan sonuçlar şöyle:











YOKSUL TECRÜBELİLER
TGS Kocaeli Temsilciliği, ankete ilişkin yaptığı değerlendirmede, sektör çalışanlarının yarısının 10 yıl ve üzeri deneyime sahip olmasına karşın, bu tecrübe birikiminin mesleki güvence ve ekonomik refah sağlamaya yetmediğine dikkat çekti. Aksine, Kocaeli medyasının ‘tecrübeli ama yoksul’ bir çalışan profiliyle karşı karşıya olduğu tespiti yapıldı.
Anketin en çarpıcı sonuçları ise ekonomik verilerle ortaya konuldu. Katılımcıların yüzde 26’sı asgari ücret veya altında bir gelirle yaşam mücadelesi verirken, çoğunluk 28-35 bin TL bandında ‘hayatta kalma’ mücadelesi veriyor. Nihayetinde gazetecilerin yüzde 80’i, maaşının temel ihtiyaçlarını karşılamada yetersiz kaldığını ifade ediyor. Bu tablonun en ağır yükünü ise kira giderleri oluşturuyor; her üç gazeteciden biri için en büyük finansal gider yüksek kira bedeli.
ÇALIŞMA SAATLERİ UZUN, MESAİ ÜCRETİ YOK
Anketin ortaya koyduğu verilere göre, ekonomik darboğaza, yasaların hiçe sayıldığı çalışma saatleri eşlik ediyor. Katılımcıların yüzde 65’i haftalık 48 saatlik yasal sınırı aştığını belirtirken, her beş gazeteciden birinin haftada 55 saatin üzerinde çalışması, sektördeki iş yükünün insani sınırları zorladığını gösteriyor. Üstelik fazla mesailerin karşılığını alamayanların oranı yüzde 45’i buluyor. Sigorta primlerinin net maaş üzerinden yatırılmaması (yüzde 33) ve yıllık izinlerin tam kullanılamaması gibi yapısal sorunlar da öne çıkan diğer faktörler.
MOTİVASYON KIRILMASI YAŞANIYOR
Mesleki tatmin ve gelecek vizyonu açısından bakıldığında, gazetecilerin sadece yüzde 39’unun kurumunda kendini değerli hissetmesi, editoryal bağımsızlık puanının orta seviyelerde kalması ve her üç kişiden birinin işten çıkarılma korkusu yaşaması, sektördeki motivasyon kırılmasını derinleştiriyor. Dikkat çeken bir veri olarak, gazeteciler yapay zekayı tehdit olarak görmezken (yüzde 57), asıl tehdidi liyakatsizlik, iletişim fakültesi dışından sektöre girişler ve patronaj ilişkileri olarak tanımlıyor.
HAYATTA KALMA SINAVI
Türkiye Gazeteciler Sendikası, anketin ortaya koyduğu iş ve ekonomik koşullara ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Kocaeli medyası, nitelikli ve deneyimli bir insan kaynağına sahip olmasına rağmen, bu potansiyeli sömürü düzeni ve güvencesizlik içinde eritmektedir. Gazeteciler, kentin sorunlarını yazarken kendi sorunlarının altında ezilmekte; ‘dördüncü kuvvet’ olma iddiası, geçim derdi ve işsizlik korkusuyla gölgelenmektedir. Üstüne bir de yerleşik iş kültürü eklendiğinde gazeteciler çoklu bir kriz içinde kalmış haldeler. Fazla mesaisi ödenmeyen, sigortası eksik yatırılan, iş tanımı dışında her işte çalıştırılan ve buna alıştırılan bir iş kültürü bu. Gazeteciler bugünlerini endişe içinde geçirirken emekliliklerini şimdiden gözden çıkarmış vaziyetteler.
Sonuç olarak yaptığımız anketten sonra ortaya çıman sonuç raporu, yerel basının sürdürülebilirliği için acil bir sendikal müdahalenin ve yapısal reformun şart olduğunu gösteriyor. Eğer düşük ücretler, ödenmeyen mesailer ve güvencesiz çalışma koşulları kanıksanmaya devam ederse, Kocaeli’de kamuoyunun haber alma hakkını savunacak nitelikli bir basın kadrosu bulmak yakın gelecekte imkânsız hale gelecek. Meslek onuru ile açlık sınırı arasına sıkışan Kocaeli gazetecisi, bugün artık sadece haber peşinde değil, aynı zamanda temel bir yaşam hakkı ve adalet peşinde.”
‘ÇÖZÜMÜ ORTAKLAŞTIRMALIYIZ’
Sendikanın, çözüm noktasındaki görüşleri ise şöyle:
“Verilerle ortaya çıkan bur tablo karşısında sendika olarak acil alınması gereken önlemleri de ortaya koymak gerektiğini kanısındayız. Gazetecilerin maaşların yoksulluk sınırı baz alınarak iyileştirilmesi ve taban ücret uygulamasının hayata geçirilmesi yaşanan ekonomik sorunların bir nebze de olsa iyileşmesini sağlayacaktır. Aksu halde taban ücreti asgari ücret olan mesleğin geliştirilmesi, kalitesinin korunması mümkün olmayacaktır.
Fazla mesai, sigorta ve yıllık izin haklarının ihlali konusunda ilgili kurumlar tarafından denetimler medya patronlarına haber verilmeden yapılmalıdır. SGK, BİK ve İŞKUR iş yerlerinde Basın İş Kanunun eksiksiz bir şekilde uygulanıp uygulanmadığını denetlemeli ve gerekli önlemleri almalıdır.
Ortaya çıkan veriler ve önerilerimiz şunu çok açık ortaya koyuyor: Sendikasız ve iş güvencesiz bir ortamın yaratıldığı basın sektörü, örgütsüz olması nedeniyle bu tablo ile karşı karşıya. Tüm meslektaşlarımızı bu yoksulluk darboğazından kurtulmak, insan onuruna yaraşır çalışma koşulları, güvenceli iş, güvenceli bir gelecek için sendikalı olmaya davet ediyoruz.”


