GAZETECİLİK

TGS Başkanlar Kurulu, tüm gazetecileri TGS çatısı altında birleşmeye davet etti

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi yayınlandı.  

Bildirgede; sendikanın Hürriyet Gazetesi ve Halk TV’de çoğunluğu sağlandığı, bunun mahkemelerce kabul edildiği, ancak işverenlerin süreçi uzatmak için itiraz ettiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da bu süreçleri sadece izlediği ifade edildi.

Bildirgede, “Gazeteci yoksulluğunun her geçen gün arttığı böylesi bir dönemde sendika hakkı ertelenemez bir haktır. Gazetecilerin örgütlenmekten, sendikalı olmaktan başka çaresi yoktur. Başkanlar Kurulumuz Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm gazetecileri TGS çatısı altında birleşmeye davet etmektedir” denildi. 

TGS Başkanlar Kurulu, Adana’da toplandı. Toplantının gündeminde 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü ile 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü vardı. Toplantıda; gazetecilerin çalışma koşulları, basın özgürlüğünün mevcut durumu ve gazetecilik mesleğinin karşı karşıya olduğu yapısal sorunlar değerlendirildi.

Toplantının ardından Sonuç Bildirgesi yayınlandı. Bildirgede, şu ifadeler kullanıldı:

“BU UTANCA ARTIK SON VERİLMELİ”

“Türkiye’de uzun yıllar kriminalize edilen habercilik faaliyetlerine yeni bir saldırı biçimi eklenmiştir: ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma!’ Bu suçlama ile gazetecilere yönelik baskı artarak devam etmekte, yeni bir boyut kazanmaktadır.

Mesleğin kuralları gereği doğrulanarak yapılan haberler, hatta doğruluğu mahkeme tarafından onaylanan haberler, başka mahkemelerin, başka savcıların elinde suç haline getirilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 217/A maddesi, “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır” demesine rağmen son yaşanan gazeteci tutuklamalarında bu suçların hiçbirisi işlenmemiştir. Bu suçlama ile sendikacılar, doğası için direnen vatandaşlar da tutuklanmaya başlamıştır.

Savcı ve hâkimlerin üzerinden keyfi kararlar verdiği bir maddeye dönüşen 217/A maddesi Türk Ceza Kanunu’ndan derhal çıkartılmalı, tutuklu gazeteciler, sendikacılar ve vatandaşlar serbest bırakılmalıdır.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne az bir zaman kala, Türkiye basın özgürlüğü bakımından dünya sıralamasında 180 ülke arasında 159. sıradadır.  Bu utanca artık son verilmeli, basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskılar son bulmalıdır.

Basın-Yayın ve Gazetecilik iş kolu, örgütlülük oranının en düşük olduğu iş kollarının başında gelmektedir. Örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller, gazetecilerin güvenceli ve sendikalı çalışma arzusunun önüne geçmektedir.

“GAZETECİLERİN SENDİKAKIL OLMAKTAN BAŞKA ÇARESİ YOK”

2019 yılında örgütlendiğimiz Hürriyet Gazetesi’nde, 2021 yılında örgütlendiğimiz Halk TV’de yetki davalarımız hâlâ devam etmektedir. Sendikamızın çoğunluğu sağladığı mahkemelerce kabul edilmiş ve belgelenmiş olmasına rağmen işverenlerin süreci uzatmak adına yaptığı itirazlar nedeniyle, gazeteciler sendikal haklarına kavuşamamaktadır.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ise bu süreçleri sadece izlemektedir. Gazeteci yoksulluğunun her geçen gün arttığı böylesi bir dönemde sendika hakkı ertelenemez bir haktır. Gazetecilerin örgütlenmekten, sendikalı olmaktan başka çaresi yoktur.

Başkanlar Kurulumuz Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm gazetecileri TGS çatısı altında birleşmeye davet etmektedir.

1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü, işçi sınıfının küresel olarak kutladığı tek bayramdır. İşçi sınıfının ayrılmaz bir parçası olan gazeteciler de örgütlenme özgürlüğü önündeki engellerin kaldırılması, güvencesiz çalışmanın son bulması, adil bir ücret ve basın özgürlüğü talepleriyle İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin her ilinde sokaklara çıkacaktır.

Hem kendi taleplerini haykıracak hem de tüm işçi kardeşlerinin taleplerini dünyaya duyuracaktır.

Başkanlar Kurulumuz önümüzdeki dönemde mücadeleyi büyüteceği başlıkları şöyle belirlemiştir:

* Tutuklu gazeteciler

* TCK 217/A başta olmak üzere basın özgürlüğünü yok eden yasal düzenlemeler

* Güvenceli ve sendikalı çalışma için örgütlenme

Gazetecilik, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biridir. Basın özgürlüğü olmadan ifade özgürlüğünden, ifade özgürlüğü olmadan da demokrasiden söz edilemez. Gazetecilerin özgür olmadığı bir ülkede, toplum da özgür değildir. Halkın haber alma hakkına sahip çıkması da en az gazetecilerin basın özgürlüğü için yürüttüğü mücadele kadar elzemdir.

Başkanlar Kurulumuz, 1 Mayıs’ın dayanışma ruhu ve 3 Mayıs’ın özgürlük çağrısı ile bir kez daha vurgulamaktadır ki “Gazetecilik suç değildir.”

Journo

Yeni nesil medya ve gazetecilik sitesi. Gazetecilere yönelik bağımsız bir dijital platform olan Journo; medyanın gelir modellerine, yeni haber üretim teknolojilerine ve medya çalışanlarının yaşamına odaklanıyor, sürdürülebilir bir sektör için çözümler öneriyor.

Journo E-Bülten