GAZETECİLİK

Sansürün bedeli: 2025’te 997 milyon dolar

--- Görsel, yapay zeka araçları kullanılarak üretilmiştir
--- Görsel, yapay zeka araçları kullanılarak üretilmiştir

Erişim engeli kararlarının sonuçları, sadece basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili değil. Sansürün bir de ekonomisi var…

Internet Society’e göre “kasıtlı internet kesintileri” ve erişim engelleri, 2025’te Türkiye ekonomisine 997 milyon dolar zarar verdi.

Tek tek haberler veya bütün olarak internet siteleri; tek tek paylaşımlar veya bütün olarak sosyal medya hesapları sık sık erişime engelleniyor. Bunlar sadece yurttaşlara anayasa ile tanınan basın ve ifade özgürlüğünün ihlali anlamına gelmiyor. Engelleme kararlarının sonuçları bununla sınırlı kalmıyor.

İnternet özgürlüğünü savunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş Internet Society’nin geliştirdiği “Net Zarar Hesaplayıcı” aracı bu sansürün ekonomik maliyetini gözler önüne seriyor.

Sansürün ülkelerin ekonomisine verdiği zararı hesaplayan araca göre, kasıtlı internet kesintileri ve erişim engeli kararlarının 2025’te Türkiye ekonomisine verdiği zarar tam 997 milyon 961 bin 174 bin dolar.

Internet Society’e göre, bu durum istihdam kaybını da beraberinde getirdi ve erişim engeli kaynaklı ekonomik kayıp nedeniyle 2025’te 752 kişi de işsiz kaldı.

BTK, SOSYAL MEDYAYA ERİŞİMİ İKİ KEZ KISITLADI

Bu maliyet nasıl oluştu?

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) mart ve eylül aylarında sosyal medya platformlarına erişimi kısıtlaması, bunun en büyük nedenleri arasında yer alıyor.

19 Mart 2025 sabahı saat 06.00 sularında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, beraberindeki 106 kişiyle birlikte gözaltına alındı. Bundan dakikalar sonra, saat 07.00 itibarıyla da BTK, sosyal medya platformlarının bant genişliğini daralttı, yani erişimi kısıtladı. Bu kapsamda X, YouTube, Instagram, Facebook, TikTok, Twitch, Telegram, Signal ve WhatsApp’a erişilemedi.

Tam 42 saat süren bu kısıtlama, 21 Mart 2025 gece saat 01.00 itibarıyla sona erdi.

İkinci erişim kısıtlamasının nedeni de yine siyasi gelişmeler oldu.

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 2 Eylül 2025’te mahkeme kararıyla görevden alındı ve yerine kayyum olarak Gürsel Tekin atandı. Bunun üzerine, CHP’liler kararı protesto etmek adına 7 Eylül 2025 akşamı CHP İstanbul İl Başkanlığı binası önünde toplandı. Buradaki polis müdahalesi sonrası, aynı gün saat 23.45 itibarıyla sosyal medya platformlarına erişim bir kez daha kısıtlandı. 21 saat süren kısıtlama, 8 Eylül 2025 akşamı saat 20.00 sularında sona erdi.

YURTSEVER: YILLIK 60 BİN LİRAYA MÂL OLUYOR

İnternet sansürünün neden olduğu maddi zarar, sadece sosyal medya platformlarına erişimin kısıtlanmasından kaynaklanmıyor.

Özellikle haber ajansları ve gazetelerin internet siteleri ile sosyal medya hesapları için uygulanan hedef odaklı erişim engellemeleri de bu yayımcıların zararını katlıyor.

Mezopotamya Ajansı (MA) da bu yayımcıların başında geliyor. Zira ajansın, bugüne dek 40’tan fazla alan adı, yalnızca bu yılın ilk çeyreğinde ise 19 sosyal medya hesabı erişime engellendi. Bu sosyal medya hesaplarının 16’sı X, ikisi Instagram, biri de TikTok’tan oluşurken, toplam takipçi sayısı ise 266 bin 256 oldu.

MA Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Diren Yurtsever, engellenen her bir alan adı sonrası yenisini aldıklarını belirterek, “Yıllık ortalama 20-30 bin lira sadece bu alan adlarına ödeme yapıyoruz” dedi.

Yurtsever, erişim engeli kaynaklı tek masraflarının bu olmadığını söyledi.

Engellenen sosyal medya hesapları için aldıkları onay rozetleri ve reklam giderleri için de ödeme yaptıklarını söyleyen Yurtsever, “Yaklaşık bir fiyat vermek gerekirse, erişime engellenen sosyal medya hesapları için yıllık ortalama 35-40 bin lira ödüyoruz” dedi.

Erişim engellerinin sansürün yanında ekonomik bir baskı mekanizması olduğunu da söyleyen Yurtsever, şöyle devam etti:

“Yıllık yaklaşık olarak 60 bin lira hiç kullanmadığınız alanlara gidiyor. Bununla bir muhabirin aylık yemek ücreti ya da bir bilgisayarın bakım ücretini karşılayabilirdik. Bu ödemelerin çoğunun dolar bazlı olduğunu göz önünde bulundurursak tablo her geçen gün ağırlaşıyor. Ayriyeten, YouTube kanalımız da erişime engelli ve insanlar erişemedikleri için izlenmeler, dolayısıyla gelirimiz de düştü.”

DEMİRHAN: TANESİ 10 DOLARDAN 200 ALAN ADI ALMAK ZORUNDA KALDIK

Sendika.Org da erişim engeli dolayısıyla en çok maddi kayıp yaşayan yayımcılardan. Öyle ki 2015 ile 2020 arasındaki beş yıl boyunca gazetenin tam 63 farklı alan adına erişim engellendi.

Sendika.Org Yayın Kurulu Üyesi Ali Ergin Demirhan, bir alan adının 10 dolara mâl olduğunu söyleyerek, “Hepsini kullanmasak da o dönem seri engellemeler karşısında 200 alan adı almak zorunda kaldık. Bu da ticari herhangi bir faaliyeti olmayan bir yayın için ciddi bir ek yük anlamına geliyor” dedi.

Erişim engelinden kaynaklanan alan adı haricindeki gereksinimler için de “parasal olarak karşılayamayacağımız bir ihtiyaç” diyen Demirhan, bunu ancak gönüllü çalışmalarla çözebildiklerini söyledi.

Demirhan, maruz kaldıkları erişim engelleri için “ayakta kaldık ama bu, zamanla yoran ve zayıflatan bir yıpratma savaşı olarak bir ölçüde etkili de oldu” dedi.

--- Görsel, yapay zeka araçları kullanılarak üretilmiştir
— Görsel, yapay zeka araçları kullanılarak üretilmiştir

KARABAY: SANSÜR, DOLAYLI BİR EKONOMİK YAPTIRIM

Serbest gazeteciler de sansür nedeniyle maddi kayıp yaşayanlar arasında yer alıyor.

Bunlardan biri de Furkan Karabay.

Karabay’ın 22 bin 657 takipçili “@furkannkarabay” ve yaklaşık 6 bin takipçili “@frkarabay” adlı iki X hesabı, serbest çalıştığı dönem olan Mayıs 2025’te erişime engellendi.

Sansürün serbest gazetecileri “zor durumda” bıraktığını söyleyen Karabay, bunun nedeni için de “çünkü serbest gazeteciler, hazırladıkları haberleri ve kamuoyunu ilgilendiren içerikleri sosyal medya hesaplarından paylaşıyor” yorumunu yaptı.

“Sosyal medya, serbest gazeteciler için hayati önem taşıyor” diyen Karabay, şöyle devam etti:

“Bu erişim engelleri, serbest çalışan gazetecilerin sosyal medya hesaplarından kazanç elde etmesini engelliyor. Ayrıca kemikleşmiş okuyucu/izleyici kitlesi hariç takipçileri de sıfırlanıyor. Gazeteci her kapatılan hesapla kitlesini, okuyucularını, izleyicilerini yeniden oluşturmaya çalışıyor. Bu nedenle gelir elde etmekte de zorlanıyor.”

Sansür için “dolaylı bir ekonomik yaptırım” diyen Karabay, “çünkü zaten işsiz olan ve sosyal medyada serbest bir şekilde çalışan gazeteci, hesabının kapatılmasıyla tek gelir kaynağını da kaybetmiş oluyor” dedi.

MAMEDOĞLU: OTOSANSÜRE DE NEDEN OLUYOR

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde serbest foto muhabirliği yapan Medine Mamedoğlu da bu sansürün mağdurlarından.

Mamedoğlu’nun 15 bin takipçili Instagram hesabı, 24 Ocak’ta erişime engellendi.

Mamedoğlu, “sosyal medya, serbest çalışan ya da ekonomik anlamda ciddi zorluk çeken arkadaşlarımız için önemli bir alan. Buradan gelir elde eden arkadaşlarımız çok” dedi.

Sosyal medyanın serbest gazetecilerin yanı sıra ajanslar için de önemli bir gelir kapısı olduğunu belirten Mamedoğlu, şöyle devam etti:

“Erişim engeli kararları ajansların ve gazetecilerin sosyal medyadan kazanç elde etmesini engelliyor. Bu da maalesef bir süre sonra otosansüre neden oluyor. Sistematikleşen bu durum hem maddi hem manevi anlamda gazetecilere zarar veriyor.”

NASIL HESAPLANIYOR?

Internet Society’nin hesaplama aracı, internet kesintilerinin ekonomik etkilerini ölçmek için ekonometrik bir model kullanıyor. Model, kesintilerin rastgele değil, genellikle siyasi ve sosyal olaylarla bağlantılı olduğunu göz önünde bulundurarak iki aşamalı bir tahmin süreci işletiyor.

İlk aşamada, internet kesintilerinin yaşanma olasılığı hesaplanıyor. Bunun için seçimler, protestolar, çatışmalar, şiddet olayları ve geçmişteki kesintiler gibi faktörler analiz edilerek hükümetlerin interneti kısıtlama eğilimi değerlendiriliyor.

Protestolar, çatışmalar ve şiddet olayları için ACLED [Armed Conflict Location and Event Data (Silahlı Çatışma Konumu ve Olay Verileri)], seçimlerin kesintilere etkisi için de Yale Üniversitesi tarafından tutulan CLEA [Constituency-Level Elections Archive (Seçim Bölgesi Düzeyinde Seçimler Arşivi)] verileri kullanılıyor.

İkinci aşamada ise bu kesintilerin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisi tahmin ediliyor. Model, gayrisafi yurtiçi hasıla, doğrudan yabancı yatırımlar (FDI), işsizlik oranları ve enflasyon verileri ile eğitim seviyesi, kentleşme, yaş bağımlılık oranı gibi diğer sosyo-ekonomik değişkenleri kullanarak internet kesintilerinin ekonomi üzerindeki olası kaybını hesaplıyor.

Bu formülde 𝛿_1, internet kesintilerinin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisini ifade eden katsayıyı, Y_{it} ülkenin ekonomik çıktısını (örneğin GSYİH), Kesinti Süresi_{it} internetin kapalı kaldığı toplam gün sayısını, Kesinti Türü Payı_t ise ilgili yıldaki kesinti türlerinin oranını temsil ediyor.

Ali Safa Korkut

Gazeteci. Daha önce MLSA'nın internet sansürünü izleyip raporlayan Free Web Turkey projesinin koordinatörlüğünü ve editörlüğünü yaptı. İnternet sansürü, erişim engelleri, bilgiye erişim hakkı, dijital haklar, ifade özgürlüğü gibi alanlarda haber ve raporlar yazıyor. Ulusal ve uluslararası basında bu konularla ilgili birçok haberi yayımlandı.

Journo E-Bülten